"Verilerimiz bulutta, o yüzden güvende" — bu cümle yarı doğrudur. Bulut tabanlı bir SaaS ürünü kullanmak, verinizin otomatik olarak felaketlere karşı korunduğu anlamına gelmez; bu, sağlayıcının yedekleme ve felaket kurtarma stratejisinin ne kadar sağlam olduğuna bağlıdır.
Düzenli yedek almak önemlidir ama yeterli değildir — asıl soru şudur: bir felaket (sunucu arızası, veri merkezi kesintisi, insan hatası) olduğunda, bu yedekten sisteminizi ne kadar sürede ve ne kadar veri kaybıyla geri getirebilirsiniz? Bu iki kavram, felaket kurtarma planlamasının kalbindedir.
Bir SaaS sağlayıcısı seçerken bu iki metriği (ya da en azından yedekleme sıklığını) sormak, "verilerim güvende mi" sorusunun somut karşılığıdır.
Sektörde yaygın kabul gören bir prensip: verinizin en az 3 kopyası olmalı, bunlar en az 2 farklı ortamda (örn. farklı disk/sunucu) tutulmalı ve en az 1 kopya fiziksel olarak farklı bir konumda (offsite) bulunmalıdır. Böylece tek bir sunucunun ya da veri merkezinin başına gelecek bir sorun tüm verinizi riske atmaz.
Verileriniz bir sunucuda tutuluyorsa, o sunucunun bulunduğu veri merkezinin de fiziksel güvenlik (erişim kontrolü, yangın söndürme sistemi, kesintisiz güç kaynağı) standartlarına sahip olması gerekir. "Bulut" kelimesi soyut gelse de, sonunda gerçek bir fiziksel sunucudan bahsediyoruz.
DerenTech olarak kendi ürünlerimizde (Fixlane, Otofis, RandevuCo, Whatbot) düzenli otomatik yedekleme uyguluyor ve sunucu altyapımızı bu prensiplere göre yönetiyoruz.
Yedekleme ve felaket kurtarma stratejiniz konusunda değerlendirme almak isterseniz bize ulaşın.